Artun ÜNSAL – 2

Posta
Artun ÜNSAL
1950′ lerde Türkiye’ye gelen Boşnak göçmenlerin yerleştiği Pendik’ teki Yeni Mahalle şirin bir semt. Fehim Sancak’ ın 1974′ ten beri işleyen mekanı da mahallenin uğrak yeri. Tabii arada bizim gibi ‘turistler’ de konuk oluyor. Geniş salonu, ahşap ağırlıklı dekoru ve müziğiyle gerçek bir Balkan havası. ‘Preskavitza’, klasik geniş, yassı Balkan köftesi. Harcında ekmek yok. Bir defa çekilmiş kıyma, soğan ve baharat. Üzerine biraz kaymak, muhteşem! Üzeri kaymaksız, parmak köfteleri ‘cevavcic’ de nefis. ‘peçeyne’ den de tattık. Şarapta yatırılmş antrkot yani. Lezzetli şahane. Masa arkadaşım Yılmaz’ ın da ağzını sardı.
Fehim Bey’ in oğlu Adnan’ ın sıcak karşılaması bize yabancılık çektirtmiyor. Önce mezeler: ‘Soka’, kaymak, süt ve beyaz peynire yatırılmış hafif acı dolmalık biber, lezzetli. Yeşil çarliston biber turşusu, üzerine beyaz peynir rendelenmiş, hoş. Kırmızı tatlı biber turşuyla ‘paprika’ sesini kapatıyoruz. ‘Mantıya’; el yufkası içinde kuşbaşı eti ve soğanıyla rulo edildikten sonra lokma lokma kesilip tepside fırınlanan bu mantı/böreğe sarımsaklı yoğurt döktünüz mü, Ege’ nin ‘kocakarı mantısı’ gibi tadından geçilmiyor. İçine kuru üzüm, limon, süt, erik rakısı katılan fırında tahin helvasına bayıldık.
İştahımız iyice açıldı. Sırada ‘pirşuta’, yani kuru et var. Çemensiz pastırma gibi, tuzu kararında. Pek güzel. Bizim meyhane pilavımızında uyarlaması var. Yeşil acı biberli domatesli bulgurun içinde minik kuru et parçaları. Güzel. ‘Fasul’ ise güveçte etli kuru fasulye. Fena değil. Az daha helme olabilir. Garsonumuz Cevat’ tan güler yüzlü servis. Adnan’ ın derici dayısı Zeki Sancaklı ile tanıştık, iyice kaynaştık. İkram kahvemizi ‘slivovica’, erik rakısıyla içtik. Etin kilo hesabı satıldığı mekanda adam başı içki dahil, 15 ila 20 YTL yi geçmez.